8
Ekim
2011
Yazılım geliştime sürecinde karşılaştığımız hatalar bazen çok can sıkabiliyor.Bu noktada çoğu zaman Google imdadımıza yetişiyor.Bazen hatalara Google’dan hızlıca bir çözüm bulabilirken bazen de uzun bir araştırma neticesinde çözüme ulaşabiliyoruz.Hatta bazı zamanlar arama motorları bile çare olamıyor derdimize.Bu gibi durumlarda genellikle deneme yanılma yoluyla uzun uğraşlar neticesinde çözüme ulaşabiliyoruz.
Karşılaştığımız bir hatayla tekrar karşılaşmayacağımızın bir garantisi yok.Bu yüzden bulduğumuz çözümleri bir kenara not edersek hem aynı hatalarla tekrar karşılaşmamız durumunda fazla uğraşmayız hem de benzer hatalarla boğuşanlar için faydası olur düşüncesiyle böyle bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim.
Geliştirme Ortamı : Visual Studio 2008 Express
Hata : error C2381: ‘exit’ : redefinition; __declspec(noreturn) differs
Çözüm : #include <stdlib.h> tanımlamasını aşağıdaki gibi #include <glut.h> tanımlamasının üstüne al. #include <stdlib.h> #include<glut.h>
Geliştirme Ortamı : Android, Eclipse
Hata : sqlite returned: error code = 1, msg = no such table: users
Çözüm : Genelikle database tablolarıyla ilgili değişiklik yaptığınızda meydana gelir.Bu durumda database versiyon numarasını veya ismini değiştirdiğiniz zaman problem hallolur.
Geliştirme Ortamı : Android, Eclipse
Hata : Leak found java.lang.IllegalStateException:/data/data/com.efendioglu.spring/databases/himobuu SQLiteDatabase created and never closed
Çözüm : Bu hata SQLite database’in kapatılmamasından kaynaklanıyor.Eğer database ile işiniz bittiyse close() metodunu kullanarak kapatmanız gerek.Genellikle Activity’nin onDestroy() metodu içerisinde bu metodu çağırabilirsiniz.
Bazen öyle basit hatalarla vaktimi harcıyorum ki problemin ne olduğunu farkettiğim zaman çözdüğüme mi sevineyim yoksa öylesine komik bir hata için harcadığım zamana mı ağlayayım bilemiyorum.
Bir keresinde Linux üzerinde libVLC kütüphanesini kullanarak iki bilgisayar arasında görüntü ve ses iletimi üzerinde çalışıyorum.Kodlama da bir problem olmamasına rağmen ses iletiminde kendi bilgisayarımdan bir türlü ses gelmiyordu.Üstelik aynı projeyi farklı bilgisayarlarda test ettiğim zaman sorunsuz çalışıyordu.Sürücüleri kontrol ediyorum bir problem yok.Arkadaşlara soruyorum anlayan var mı diye ama sorunu anlayabilen yok.Belki Linux sürümünden veya eksik eklentilerden kaynaklanıyordur diyerek yapmadığım güncelleme kalmadı.Tabi bu sırada birkaç saatimi harcadım.En sonunda bir arkadaşa daha sordum, arkadaş geldi, şöyle bir baktı ve dedi ki : “Kulaklığı çıkarsanız ya”…
26
Mart
2011
Merhaba WM Aracı üyeleri,
Yayın hayatımıza gireli dört ay olmasına rağmen siz değerli üyelerimizin paylaşımları ve katılımları sayesinde, fark edilir derecede gelişme göstermiş olduk.
Biz de hem forumda aktifliğin artması, hemde wmaracı üyelerini SEO konusunda bilgilendirmek ve daha iyi yerlere gelmesini sağlamak için seohocası sahibi Kaan Gülten ile anlaşarak kendisinin yazdığı Uzmanından SEO adlı kitabı 10 kişiye çekilişle vermeye karar verdik.
Kitap Hakkında Ayrıntılı Bilgi İçin: http://www.seohocasi.com/seo-kitabi/
Çekiliş Kuralları ve Süre:
- Çekilişe katılabilmek için wmaracı üyesi olmanız yeterlidir.
- Çekiliş bugün yani 26 Mart 2011 saat 19:00’da başlayacak, ve 10 Nisan 2011 saat 00:00’da sona erecektir.
- Çekiliş sonuçları ise 15 Nisan 2011 saat 17:00’da forumdan açıklanacaktır.
Kazananlara özel mesaj ile forumdan ulaşılacaktır. Kazanan her üyenin adres bilgileri alındıktan sonraki 1 hafta içerisinde ise hediyeleriniz size gönderilecektir.
Çekiliş Hakları:
- Wmaracı üyesi olan herkes 1 adet çekiliş hakkı kazanır.
- Mesaj sayısı 30 ve üzeri olan herkes 1 adet çekiliş hakkı daha kazanır. Buna eski üyelerimizde dahildir.
Not: Hile yapmaya çalışarak mesaj sayısını arttırmaya çalışan kişiler ise süresiz olarak forumdan uzaklaştıralacaktır.
- Wmaracı Çekilişini blogunda veya sitesinde tanıtanlar ise 1 adet çekiliş hakkı daha kazanır.
Çekilişe Katılma:
- Çekilişe katılmak için bu konuya "Katılıyorum." diye cevap yazmanız yeterlidir. Ayrıca çekiliş hakkındaki görüşlerinizide belirtirseniz seviniriz.
- 10 Nisan 2011 günü mesaj sayısı 30’un üstünde olanların 2 adet çekiliş hakları bulunacaktır.
- Eğer çekilişi blogunuzda tanıttıysanız “Katılıyorum.” yazdıktan sonra “Blogumda Tanıttım:” diyerek tanıtım adresinizide yazınız. Tanıtım yazıları yine 10 Nisan günü kontrol edilecektir. Tanıtım yazısı kontrol edilip onay alanlara yine 1 çekiliş hakkı daha verilecektir.
- Bir üye toplamda en fazla 3 çekiliş hakkı kazanmış olur. Ne kadar çok çekiliş hakkınız varsa kazanma şansınız o kadar çok fazladır.
Kalbim kırık bir halde gönlüm yine mahzun
Yüreğim feryad etse de dilim hep suskun
Şu garip gönlüme bir an bir sükun
Versen şaşardım, Ey Fani Dünya Ey melun!
Bir ben varım şu Dünyada bir de şu bahtsız gönlüm
Bir de yanımızdan hiç ayrılmayan bir hüzün
Ağlamak istiyorum ama boğazımda bir düğüm
Belki rahatlarım, akıtsa iki damla iki gözüm
Belki sessiz sedasız gitsem buralardan
Saklansam bir süreliğine hatıralarımdan
Belki bir huzur, gecenin sessizliğinde
Gönlümü doldurur, bir saniyeliğine
Uzaktan bir hüzün dalgası gelir gönlüme
Gönlümden düşen bin parça, bak şu halime!
Perişan olan ruhum, bakma güldüğüme!
Yüzüm gülse de ağlarım içten, derin bir Ah! ile
[ M.Kemal Efendioğlu ]
3
Mart
2011
Bu yazımda 1.dönem Proje-1 dersi kapsamında grup olarak gerçekleştirdiğimiz Virtual Hand projesinden bahsetmek istiyorum.
Proje konusu kısaca üzerinde sensörler olan bir eldivenden gelen verileri bir bağlantı vasıtasıyla okuyarak bilgisayar tarafında OpenGL ile bir oyun geliştirmekti. Projeyi donanım ve yazılım olarak iki ayrı modülde geliştirdik.
Donanım tarafında elin hareketlerini algılamak için Razor, parmakların kavrama hareketini algılamak için Flex sensörleri kullandık.Ayrıca Arduino board'u ile sensörler ve uygulama arasındaki iletişimi sağladık.Ben projenin yazılım tarafında görev aldığım için daha fazla yorum yapmadan sizi donanım kısmını yapan ekibin başı olan arkadaşın sayfasına yönlendireyim.
Yazılım tarafında ise OpenGL ile SpaceCraft dediğimiz basit bir oyun yaptık.Uygulamayı Glut kütüphanesi kullanarak hem Windows hem de Linux ortamında çalışacak şekilde geliştirdik.Oyun geliştirdiğimiz eldivenle bilgisayar arasında bir usb bağlantısı sayesinde oynanabilmektedir. Ayrıca klavye ve mouse yardımı ile de oynayabilirsiniz.
Oyunda bir uzay mekiği ile evrendeki gezegenler arasında dolaşıp belli bir süre içinde en fazla gezegeni vurmaya çalışıyorsunuz. Süre bitince veya bir gezegene çarparsanız oyun biter. Oyun bu haliyle pek birşey ifade etmeyebilir ama geliştirilebilir. Özellikle OpenGL ile uğraşanların işine yarayacaktır. Biz sadece donanımı test etmek için yazdık.
Eldiveni elinize geçirip usb bağlantısını sağladıktan sonra uygulamayı açıp oynamaya başlayabilirsiniz. Serçe parmağımızı büktüğümüz zaman uçağın motoru çalışmaktadır.Motor çalışmadan uçağı hareket ettiremezsiniz
Yüzük parmağını büktüğümüz zaman uçak 1.viteste gitmeye başlar.Uçakta vites olur mu diye sormayın. Biz yaptık işte oluyor
Orta ve işaret parmaklarını büktüğümüzde 2. ve 3.viteste gider.Baş parmağımızı büktüğümüz zaman ise roket atar. Elimizi sağa veya sola döndürdüğümüzde uçağın sağa ve sola dönüşlerini sağlamış oluruz. Yukarı aşağı hareketleri de yine aynı mantıkla yapılabilir ama uçağın kontrolü zorlaştığı için uğraşmadık.
Eldiven olmaksızın uçağın sağ sol, aşağı yukarı hareketlerini mouse ile motoru çalıştırma işini "w" ile vites arttırma olayını space ve vitesi düşürme işini ise "s" ile yapabiliriz.
Uygulama kodlarını şuradan indirebilirsiniz. Projenin bir demosunu aşağıdaki videodan görebilirsiniz. Gerçi tam net çıkmamış ama idare edeceğiz artık…
29
Ocak
2011

Bu dönem bitirme projesi olarak aldığım Mobil İnsan Sayaç uygulamasının (People Counter) ilk versiyonunu nihayet tamamlamış bulunuyorum.Aslında 3 hafta öncesinde bitirdiğim projeyi sınavlarımın yoğunluğu sebebiyle son düzenlemelerini yapıp Android market'e koyamamıştım.
Biz biraz projenin amacından ve işlevinden bahsedelim.
Proje cadde veya koridor boyunca yürüyen insanların özellikle de bir binaya girip çıkanların sayısını saymak için geliştirildi.Bu sayma işlemi özellikle market araştırmaları ve güvenlik uygulamalarında önemli bir yere sahip.
Bir mağaza sahibi için gün içinde kaç kişinin girip çıktığını bilmek ve bunların günlere göre istatistiğini tutmak önemli bir bilgidir.
Yine deprem veya yangın gibi bir binanın tahliyesini gerektiren bir durumda içeride kaç kişinin olduğunu bilmek çok faydalı bir bilgi olabilir.
Aslında projenin amacı bir binaya kaç kişinin girip çıktığını saymak olsa da bir hırsız alarmı olarak dahi kullanılabilir. Yani sayım bilgisi yerine size bilgi olarak "şuanda ofisinize birileri girdi" şeklinde haber verebilir.
Hali hazırda bu işi yapan sistemler var neden bir mobil cihaza gereksinim duyulsun diye akla gelebilir.Buna verebileceğim en iyi cevap belkide bu sistemi uygulamanın, mobil cihazlarda daha pratik oluşudur.Çünkü böyle bir sistemde ihtiyaç duyulabilecek bütün bileşenler ( Kamera, internet, SMS ) zaten mobil cihazlarda mevcut.Böyle bir sisteme ihtiyaç duyan bir kimsenin tek yapması gereken telefonuna bu uygulamayı kurmak olacaktır.Özellikle son yıllarda mobil teknolojilerdeki ilerleme, mevcut bilgisayarlarda kullanılan image processing algoritmalarının mobil cihazlarda da kullanılabileceğini gösteriyor.
Uygulamaya gelecek olursak, ekranda da gördüğünüz gibi ilk olarak sizden e-mail ve/veya telefon numaranızı girmeniz isteniyor.Sayım bilgisi buraya girdiğiniz adrese gönderilecektir.Daha sonra hırsız alarmı gibi her hareketin size rapor edilmesini istiyorsanız ilk seçeneği, belli aralıklarda sayım bilgisini almak istiyorsanız ikinci seçeneği seçiyorsunuz.Aralık miktarını da belirledikten sonra start butonuna basıyorsunuz.
Start butonuna bastıktan sonra program, telefonun konumunu ve yönünü ayarlayabilmeniz için geri sayım yapıyor.Tabi beklemek istemezseniz hemen başlatabiliyorsunuz.Ancak programın düzgün çalışabilmesi için telefonu bir masaüstü standı gibi sabit bir aparat üzerine yerleştirmeniz gerekiyor.
Telefonunuzun yönünü direk kapıyı karşıdan görecek şekilde değil de yandan görecek şekilde ayarlamanız gerekir.Yani telefonun kamerasının görüş alanına göre kapı, birazcık sağda veya solda olması gerek.İlk konumunu ayarlarken arkaplanda hareketli bir nesnenin olmamasına da dikkat edin.
Uygulama Android'in 1.6 sürümüne göre yazıldığı için 1.6 ve sonraki versiyonlarda kullanılabilir.Burada 1.6 sürümünden dolayı kamerayı yatay konumda kullanmamız gerekiyor.Bu yüzden telefonu sabitlerken de yatay konumda sabitlememiz icab ediyor.
Uygulamayı HTC Wildfire üzerinde test ederek geliştirdim.Bu yüzden en iyi 240×320 çözünürlükte çalışacaktır.Algoritma, farklı telefonlardaki çözünürlük ve kamera kalitesindeki farklardan dolayı her telefonda doğru bir şekilde çalışmayabilir.Bu yüzden kullanıcıların hassasiyet ayarı yapabilmelerini sağladım.Telefonun konumu ve yönü değiştirildiğinde algoritmanın düzgün çalışması için arkaplanın güncellenmesi gerekiyor ki seçeneklerde kullanıcılar bunu da yapabiliyor.
Uygulama şuan itibariyle girip çıkanları ayrı ayrı değil de toplam olarak sayıyor.Aslında biraz uğraşıp girip çıkanları ayrı ayrı saymasını sağlayabilirdim ama sınav dönemime denk geldiği için pek uğraşamadım.Şuanda da başka bir proje üzerinde çalıştığım için vaktim olacağını sanmıyorum.Belki ilerde fırsat bulabilirsem yapabilirim.
Bu arada hatırlatmakta fayda var, her ne kadar uygulamanın ismi People Counter olsa da harekete duyarlı olduğu için insan olmayanları da sayıyor
Yine kameranın görüş alanında birden fazla kişi olması ve grup halinde geçişlerin olması durumunda tek bir kişi olarak sayıyor.
Uygulamayı 528 mhz'lik bir telefonda test ettiğim için biraz performans kaygısıyla yazdım.Saniyede yaptığı işlem sayısını arttırabilmek için blob analizi gibi image processing algoritmaları kullanmadım.Hatta OpenCV'nin Android için uyarlandığını ve optimize edildiğini bildiğim halde sonradan farkettiğim için kullanmadım.
Uygulamada yapılabilecek bazı iyileştirmeleri yazmak gerekirse:
Uygulamayı barkod okuyucunuzla yandaki barkodu okutarak Android marketten indirebilirsiniz.
Telefonunda barkod okuyucu olmayanlar şu linkten indirebilirler.
Uygulamayla alakalı görüş ve eleştirilerinizi bu yazıya yorum yaparak veya e-mail atarak belirtebilirsiniz.
.png)
Ne zamandır blogta Android üzerine bir kategori açıp bu kategori altında Android'le alakalı tecrübelerimi ve uygulama geliştirme sürecindeki öğrendiklerimi paylaşmak niyetindeydim.Bu şekilde hem kendim için geriye dönük bir arşiv hem de benim gibi uygulama geliştirmek isteyenler için faydalı bir türkçe kaynak olur düşüncesindeydim.Aslında çalışmalarıma daha önceden başlamış olmama rağmen tembelliğimden ötürü bir türlü yazmaya başlayamadım.Ama inşaallah bu yazıyla birlikte bundan sonraki yazılarımda Android'le uygulama geliştirme sürecindeki öğrendiklerimi paylaşıyor olacağım.
Android'le tanışmam ilk olarak 29 Temmuz'da Muharrem Taç beyin Bilginç IT'deki Android mobil işletim sistemi seminerinde oldu.Elbette daha önceden böyle bir işletim sisteminin varlığından haberim vardı ama gerçek manada tanışmak bu seminerde nasip oldu.Aslında aynı saatte Huzeyfe Önal'ın Bahçeşehir Üniversitesinde bir semineri vardı ve benim niyetim oraya gitmekti.O sıralarda içimde yeni yeni başlamış mobil uygulama geliştirme merakımdan dolayı acaba nasıl birşeydir düşüncesiyle Android seminerini tercih ettiğimde tam bir Android hayranı olup çıkacağımı bilmiyordum.Seminer bittikten sonra elimde verilen sertifikayla birlikte salondan ayrılırken kafamdan geçen tek düşünce kendimi Android programlama üzerine geliştirmek ve kariyerime bu istikamette devam etmekti.Neticede bitirme tezini de Android üzerine alınca gerçek manada Android dünyasına adımımı atmış oldum.Bitirme konusu Android üzerinde image processingle alakalı olduğu için daha ziyade Augmented Reality konusu ile ilgileniyor olacağım.Yazılarım da ağırlıklı olarak bu konu üzerine olacaktır.
Bu Android üzerine ilk yazım olduğu için sözü fazla uzatmadan herkese bol Androidli günler diliyorum.Bundan sonraki yazılarda görüşmek üzere…
Netbilsis'in gerçekleştirdiği ücretsiz Drupal seminerinin 2.haftasında pazar gününü kaçırdığım için çarşamba günü akşam yapılan telafi dersine gittim.
Çarşamba akşamı 6:30 – 7:00 gibi başlayan seminer 11'e kadar devam etti.Katılımın da az olması ( 5 kişi ) sebebiyle soru sorma ve birebir çalışma açısından pazar gününe göre daha verimli geçtiğini düşünüyorum.
Seminerde aldığım notları başlıklar halinde aşağıda ekledim.
Book : Özellikle site içinde birbiriyle bağlantılı makalelerden bir kitap gibi arşiv oluşturmak istediğimizde çok kullanışlı olan bir eklenti.Bir örneğini aşağıdaki linkten görebilirsiniz.
http://drupaldersleri.org/drupal-bilgi-kaynagi.html
Contact : Site içinde üyelerin belirlenen adres veya adreslere şikayet,geri bildirim vs.türünde mesaj göndermelerini sağlar.
Path : Kullanıcı dostu url ve arama motorlarının indexlemesi bakımından çok önemli bir eklenti.
Ping : Sitede yapılan güncellemelerden arama motorlarının haber alması bakımından çok önemli.Bu eklentiyi tecrübe eden arkadaşları da dinleyince özellikle SEO noktasından çok faydalı bir eklenti olduğunu öğrendik.
Content profile : Normalde Drupal'in çekirdek dosyasında olmayan bir eklenti.Aslında çekirdek dosyada daha basit anlamda aynı işi yapan profile eklentisi var ama profile eklentisi bazen yetersiz olabiliyor.Özellikle profil sayfalarına daha gelişmiş alanlar ekleme ve profil sayfasının ayrı bir node olarak görülmesi bakımından kullanışlı.
Tabi Drupal'de bunlardan başka dünya kadar eklenti var.Seminerde bunlardan bazılarının sadece bir tanıtımı yapıldı.
Seminerde Drupal 7 ile gelecek özellikler hakkında da biraz konuşma imkanımız oldu.Hatta bir demo bile yaptık.Drupal 7 ile gelecek olan ve bizim konuşmalarımızda öne çıkan özellikleri :
Eklentilerin otomatik kurulumu : Normalde eklentiler Drupal'in sitesinden sıkıştırılmış dosya içerisinde indirilir daha sonra açılıp gerekli dizinlere atılır.En sonunda da yönetim panelinden aktif edilip kullanılmaya başlanır.Ama Drupal 7 ile eklentiyi indir,aç,felan dizine at gibi işlemlerle uğraşmayacağımızı öğrendik.
Eklenti izin ayarları : Normalde Drupal'de her kurduğumuz eklenti , oluşturduğumuz blok , menü vs. gibi işlemlerden sonra izinler sayfasına gidip gerekli izin ayarlarının yapılması gerekir.Aksi takdirde hele Drupal'e yeni başlayanlardansanız 1-2 saatinizi ayırıp oluşturduğunuz bir views'i bir süre sonra göremeyince acaba neden göremiyorum diye bir yarım saat te onunla uğraşabilirsiniz.Ama neyse ki Drupal 7 ile izin ayarları eklenti kurulumu esnasında yapılıyor.
Bunların haricinde Drupal 7 ile gelen daha birçok güzel özellik var ama seminer esnasında hepsinden konuşamadık.
Seminer esnasında tema kurulumunun haricinde az kişi de olmamızın avantajıyla Drupal'in bazı eklentileriyle uygulamalar yapma imkanımız oldu.
Tema kurulumu : Drupal'de tema yapısı , tema dosyaları ve hangi görünümü hangi dosyayla değiştirebileceğimizle alakalı kısa bir bilgi aldıktan sonra tema kurulumuna geçtik.Özellikle kullandığımız temaya ait dosyalar içinden block.tpl.php dosyası ile blok görünümüne , node.tpl.php dosyası ile node görünümüne ve page.tpl.php dosyası ile sayfa görünümüne müdahele edebileceğimizi öğrendik.
Drupal 'de hemen hemen bütün temaların üç temel temadan türetildiğini , bu üç temanın developer tema diye de ifade edildiğini öğrenmiş olduk.Hatta bu temel temalardan geliştirilen bazı temalar, kurulduğu zaman bağlı olduğu temanın da kurulmuş ve etkin durumda olması gerekebiliyor.
Bu temel bilgileri aldıktan sonra popüler birkaç temayı uygulamalı olarak gördük.
Bazı eklentilerle ilgili uygulamalar : Tema kurulumundan sonra Contact eklentisi ile iletişim formu ve profile eklentisi ile yeni profil alanları oluşturmakla alakalı uygulamalar yaptık.Bu noktada müfredatın dışına çıkarak CCK ile video içerik türü ekleme ve Views ile son eklenen videoları göstermekle alakalı uygulamalar yaptık.
Benim aklıma gelen ve aldığım notlar bu kadar…
18
Temmuz
2010
Drupal 'i ilk kurduğumuzda anasayfada karşımıza "Yeni Drupal sitenize hoşgeldiniz!" başlığı altında veya ingilizce ile "Welcome to your new Drupal website!" başlığı ile bir sayfa çıkar.Siteye içerik olarak bir şeyler eklediğimizde bu yazı ortadan kalkar.Bu durumda bir problem yoktur.Peki içeriği sadece Views eklentisi ile göstermeye çalışsak.Mesela en son eklenen beş duyuruyu veya rastgele beş haberi Views ile göstermek istesek ve bunun haricinde makale , sayfa vs. birşey eklemesek ne olacak.Belki bunun da bir çözümü vardır ama bu durum benim canımı sıktığı için google 'da arattım genelde söylenen şey "Ana sayfada görüntülenecek bir yazı eklediğiniz zaman o karşılama metni görünmeyecektir." şeklindeydi.
Ama bu durum yönetim panelinden olmasa da bir şekilde düzeltilebiliyor olması lazım.Neticede o sayfadaki yazı bir dosyadan çekiliyor.Bunun üzerine ben de Drupal'in dosyalarını kurcalamaya başladım.Özellikle "Welcome to your new Drupal website!" yazısını olması ihtimali olan dosyalar içerisinde arattım.
Nihayetinde bulduğum yöntemi burada paylaşmak istedim ki benim gibi o yazıyı kaldırmak isteyip te kaldıramayanlar da faydalansın.
Zaten else bloğunun hemen üstündeki if bloğunda veritabanına bir sql sorgusu gönderiliyor ve eğer anasayfaya yükseltilmiş bir makale , sayfa vs. içerik varsa bunları göster yoksa ( else ) "Welcome to your new Drupal website!" diye başlayan yazıyı göster deniliyor.
else bloğunun başlangıç kısmı.
/* edit by kemal
else {
$default_message = t('<h1 class="title">Welcome to your new Drupal website!</h1>
Hemen üst tarafına benim eklediğim şekilde ( /* ) ekleyin."edit by kemal" yazısı kafanızı karıştırmasın.Çekirdek dosyada yaptığım değişikliği sonradan bulmak kolay olsun diye öyle bir not düştüm.
else bloğunun son kısmı.
$output = '<div id="first-time">'. $default_message .'</div>';
}
*/
Yapmanız gereken süslü parantezden sonra ( */ ) eklemek.
15
Temmuz
2010

Tarafından gerçekleştirilen ücretsiz Drupal eğitimine Logo Yazılımdan Bilal abinin son anda haber vermesi sayesinde katılabildik.Netbilsis ortakları ve çalışanları ile birlikte katılımın 16 kişi olduğu seminer Maltepe'de gerçekleşti.
Eğitimin güzel ve rahat bir ortamda çok verimli geçtiğini söyleyebilirim.3-4 gündür Drupal ile çalışmalar yaptığım için benim açımdan bildiklerimi pekiştirme ve kafamdaki bazı soru işaretlerine cevap bulma noktasında çok faydalı oldu.
Dört hafta sürecek olan ücretsiz Drupal eğitiminin ilk hafta konusu başlıklar halinde "Drupal Tarihçesi , Drupal Kurulumu , Drupal'de eklenti kurulumu" şeklinde işlendi.
"Drupal Tarihçesi" sunumu Bilal abinin bir toplantıda yaptığı sunumun aynısı olunca tarih bilgimizi daha da pekiştirmiş olduk.
Kısacası eğitimin ilk haftasında ;
Vel hasıl Drupal ile yapabileceklerimizin hayalgücümüzle sınırlı olduğunu öğrenmiş olduk.
Açıkcası Phpnuke , Mambo , Joomla gibi CMS'leri kullanan birisi olarak Drupal'i ilk kurcalamaya başladığımda diğer CMS'lerden fazla bir farkını görememiştim ama CCK ve Views eklentilerini keşfedince Drupal'i özel yapan şeylerin başında bu iki özel eklentinin geldiğini anladım.Tabiki daha birçok güzel eklentileri var.Kullandıkça onları da öğreneceğiz.Yapmayı düşündüğüm bir proje için acaba kaç tane ve hangi eklentileri yazmam gerekiyor diye düşünürken şimdi nerdeyse hiç kod yazmama gerek kalmadığını anladım
Eğitime gelmek isteyip te gelemeyen arkadaşlar ilk hafta dersleri Drupal'in kurulumu ve mantığıyla geçtiği için fazla birşey kaybetmiş sayılmazlar.Önümüzdeki pazardan itibaren diğer derslere katılabilirler.Öncesinde Drupal'i kurup biraz kurcalasalar yeterli olur diye düşünüyorum.
Semineri organize eden Netbilsis ekibine ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Başka ne diyebilirim ki şuanda içimde Drupal ile müthiş bir proje yapma isteği var
Detaylar ve önkayıt için tıklayın
Seminerden bir kare
Nihayet ebay'den sipariş verdiğim fotoğraf makineme kavuşabildim.Aslında Türkiye'ye gelmesi fazla sürmedi ama Gümrüğe geldikten sonra uzun bir süre bekledi.Tabi bunda yılbaşından birkaç gün öncesine denk gelmesinin rolü vardı.Belki başkalarına yol gösterir düşüncesiyle sipariş verdikten bil-itibar ürün elime ulaşana kadar ki geçen süreci özetleyelim.
Siparişim Priority Mail International aracılığıyla ABD'den Türkiye'ye geldi.Ben siparişi verdikten birkaç gün sonra satıcı ürünü kargoya verdi.Kargoya verildikten sonra paketin alındığına dair bir mail geldi.İçinde ayrıca kargoyu USPS'in sitesinden takip edebileceğimi ve kargo takip numarasını içeren bilgi de vardı.Siteye girdiğinizde sağ taraftaki Track & Confirm yazan kısma takip numarasını girdiğiniz zaman aşama aşama kargonuzu takip edebiliyorsunuz.Ancak sanırım bu takip işi USPS'in bütün servislerinde olmuyor.Zaten ücretlendirme de ona göre oluyor.
Ben kargoyu Türkiye'ye gelene kadar USPS'in sitesinden takip edebildim.İlk başta kargo bilgisinin alındığını sonra kargonun onaylandığını,uluslararası gönderim için bir merkezde toplandığını ve Türkiye'ye ulaştığını aşama aşama öğrendim.Türkiye'ye geldikten sonra artık son durumu PTT'nin sitesinden takip edebiliyorsunuz.PTT'nin sayfasına girdiğiniz zaman alt tarafta yurt içi veya yurt dışı gönderi takip kısmına size verilen takip numarasını girdiğiniz zaman Türkiye'deki son durumunu görebiliyorsunuz.Ben İstanbul'a geldiğine dair bilgiyi aldıktan sonra İstanbul paket müdürlüğünü aramam gerektiğini 5-6 telefon görüşmesi neticesinde öğrendim.Daha sonra paket müdürlüğünün telefon numarasını (0212 612 0800) ve dahili numarayı(117) çevirerek paket hakkında detaylı bilgiye 2-3 gün sonra ulaşabileceğimi öğrendim.Bir kaç gün sonraki aramamda ise bana bir depo numarası vererek paketi gelip alabileceğimi söylediler.Aslında aramasanız bile bir süre sonra Kargo işleme merkezi tarafından size bir kağıt gönderilerek paketi gelip alabileceğiniz belirtiliyor.Eğer küçük bir paket ise muhtemelen adrese teslim yapıyorlar ama biraz büyük paketlerde gelip almanız isteniyor.Tabi bu durum posta işleme merkezine göre değişebiliyor anladığım kadarıyla.Çünkü forumlarda okuduğum kadarıyla benimkinden daha büyük paketlerin dahi adreslerine gönderildiği olmuş.
Gümrük hususunda insanların kafasını kurcalayan en önemli husus vergi ödenip ödenmeyeceği veya ne kadar vergi ödeneceğidir.Tabi beni de düşündüren en önemli konu bu olunca öncesinde biraz araştırma yaptım.Neticede çeşitli kaynaklardan yaptığım araştırma sonunda paketin hediye olarak etiketlendirilmesinde ve değerinin 100$'ın altında gösterimesinde fayda olduğunu öğrendim.Tabi bu konuda ihtilaflar da yok değil.Bunun üzerine satıcıyla irtibata geçtim ve paketi gift olarak etiketlemesini ve değerini 100$'ın altında göstermesini istedim.Satıcı da beni kırmayarak isteklerimi yerine getirdi.Tabi bunların hiçbirinin işe yaramayacağını PİM'e geldiğimde öğrenecektim.Hikayeme devam etmeden önce bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.Bu tavsiyelerin hiçbiri bende işe yaramasa da farklı merkezlerde işe yarayabilir.Ancak her ihtimali hesaba katarak almış olduğunuz ürünün varsa faturasını yoksa kredi kartınızın ekstresini veya paypal hesabınızdan hesap dökümünün bir çıktısını alarak PİM'e gidin.Eğer paketin hediye olarak etiketlenmesini veya 100$'ın altında bir değer gösterilmesini dikkate almazlarsa sizin vereceğiniz çıktı üzerinden vergi hesaplaması yapacaklardır.Ama biz ürünün gerçek fiyatını gösteren böyle bir çıktıyla gitmediğimiz için Türkiye'deki değerini dikkate alarak vergilendirme yaptılar.Paketin gift olarak işaretlenmiş olmasına ve değerinin 90$ olarak gösterilmesine bakmadılar bile. Hemen paketin içini açarak eğer değerli birşeyse yanınızda ürünün faturası olup olmadığını soruyorlar yoksa bilgisayar başındaki eleman ürünün markası ve modelini internette arattırmak suretiyle Türkiye'deki değerine bakıyor ve size ne kadar vergi ödeyeceğinizi söylüyor."Bana bu hediye olarak gelmişti , ebay'deki değeri şuydu" gibi sözlerinizi pek ciddiye almıyorlar.Hatta "yanımda fazla para getirmemişim,çok uzak yerden geldim bari değerini biraz daha düşük gösterin de git gel yapmayalım" dediğiniz zaman "efendim biz burada pazarlık yapmıyoruz" diyebilirler.En azından bana böyle söylediler.Neticede 500 TL civarında bir kıymet biçtiler ve %20 vergisi olduğunu söylediler.Biz hem yılbaşına denk gelmesine hem de hediye olarak etiketlenmesine güvenerek yanımızda fazla para getirmemiştik.Cepleri bir kontrol ettim anca 95 TL çıktı.5 TL eksik!Değerinin biraz düşük gösterilmesi isteğimizi de kabul etmedikleri için o yağmurda iş bankası aramaya başladık.Nihayetinde bir şekilde parayı denkleştirip verdik.
Son olarak söyleyebileceğim bu gümrük işleri biraz şans işi.Çünkü bazı web sitelerinde okuduğum kadarıyla hediye olarak gelen veya değeri 100$ altında gösterilen bir paketten vergi almadıklarını , 100$'ın üstündeyse %10 vergi alındığını hatta yılbaşından 1 ay öncesi ve 1 ay sonrasında gümrüğe gelen paketlerden değeri 300$'a kadar olanlardan vergi alınmadığını söyleyenler var.
Konuyla alakalı daha detaylı bilgi için aşağıdaki linklere de bakmanızda fayda var.